Wasserkraftwerk Wolfzahnau
Wasserkraftwerk Wolfzahnau, Augsburg’da Lech ile Wertach nehirlerinin birleştiği noktadaki Wolfzahnau doğa koruma alanının kuzey ucunda yer alır. 1901’de işletmeye açılan tesis, Augsburg kanal sisteminin en büyük hidroelektrik santralidir. Sarı ve kırmızı açık tuğla duvarlar, yuvarlak kemerli pencereler ve kule biçimli transformatör binası yapıya küçük bir su şatosu görünümü verir. Oberhausen ile Firnhaberau arasındaki bu konumda, kent kanalları yeniden birleşir ve su kısa süre sonra Lech’e döner.
Tesis, Augsburg’un su yönetimi sisteminin 2019’dan beri UNESCO Dünya Mirası kapsamındaki parçalarından biridir. 1900’de kazılan Vereinigter Stadt- und Proviantbach kanalı, saniyede 35.000 litreye kadar su taşıyabilir. Başlangıçta Baumwollspinnerei am Stadtbach ve daha sonra Christian Dierig için çalışan santral, bölgedeki elektrifikasyonun erken adımlarından birini oluşturdu. 1969’da Francis türbinlerinin yerini üç Kaplan türbini aldı ve yapı bugün 1.800 kilovat kapasiteyle çalışır.
Yıllık yaklaşık 15 milyon kilovat saat üretim, Augsburg’da yaklaşık 15.000 kişinin elektrik ihtiyacını karşılar. İçeride 1900 Paris Dünya Fuarı’nda sergilenen dört metre yüksekliğinde bir volan bulunur. 1913’te taşkın düzeneği eklenmiş, aynı yıl sallara ait geçit de savak olarak dönüştürülmüştür. Santral genellikle halka açık değildir, ancak özel etkinliklerde ziyaret edilebilir; çevredeki koruma alanı yürüyüş ve bisiklet yollarıyla nehirlerin birleşimini izleme fırsatı sunar.
- Şehir
- Augsburg
- İçerik güncellendi
Bu sayfayı telefonuna taşı
myTuur uygulaması ücretsiz ve bir noktanın önünde durduğunda hikâyesi kendiliğinden başlıyor.
Bunun gibi noktalar, myTuur’un Augsburg şehrinde turlara dizdiği duraklar. Uygulamada her hikâye durduğun yerde başlıyor: bir noktaya yaklaş, hikâyesi çalsın, ekrandan oku ya da yolda dinle, sonra rotanın bir sonraki durağına geç.
myTuur nedir?
myTuur, şehirleri seninle birlikte gezen ücretsiz bir rehber uygulaması. Turlar noktalardan oluşuyor ve her noktada, oraya vardığında başlayan bir hikâye var: ister oku, ister dinle.




