İçeriğe atla

Ναός του Ασκληπιού

Ναός του Ασκληπιού, Kos adasındaki antik Asklepion’un yamaçlara yayılan üç terasından birinde yer alır. Burada tapınakları, sunakları ve kutsal alana hizmet eden rahiplerin yaşam alanlarını görebilirsin. Bugünkü kalıntıların çoğu, MÖ 4. yüzyıldan sonraki Helenistik döneme aittir. İkinci terasta, kompleksin en eski bölümü olan ve MÖ 4. yüzyılın ortalarına tarihlenen büyük sunağın izleri bulunur. Sunağın batısında, MÖ 3. yüzyıldan kalma İyonik düzenli Asklepios tapınağı yükselir. Doğusunda ise Apollon’a adanmış küçük tapınağın restore edilmiş yedi Korint sütunu görülür. Üçüncü terasta, MÖ 2. yüzyılın ilk yarısında inşa edilen büyük Dorik Asklepios tapınağı öne çıkar. Bizans döneminde giriş bölümüne Meryem Ana’ya adanmış bir kilise eklenmiş, ondan geriye yalnızca bir sütun başlığı kalmıştır.

Burası ibadet kadar tedavi ve tıp eğitimiyle de ilişkilidir. Hastalar burada uyur, Asklepios’un rüyalarında kendilerine bir tedavi göstermesini beklerdi. Rahipler rüyaları yorumlar, bitkisel ilaçlar, banyolar ve farklı ritüeller önerirdi. Hipokrat’ın burada ders vermesi, mekânı gözlem ve akla dayalı tıp tarihiyle ilişkilendirir. Roma döneminde hamamlar ve kütüphaneler eklenmiş, depremler sonrasında kutsal alan gerilemeye başlamıştır. MÖ 242’den sonra burası savaş ve tehlikeden kaçanlara sığınak sağlayan bir alan olarak da tanınmıştır. En çarpıcı ayrıntı, geceleri karanlık odalarda hastaların çevresinde dolaştığı anlatılan kutsal yılanlardır.

Şehir
Kos
İçerik güncellendi

Bu sayfayı telefonuna taşı

myTuur uygulaması ücretsiz ve bir noktanın önünde durduğunda hikâyesi kendiliğinden başlıyor.

  • App Store'dan İndirin
  • İndirin Google Play

Bunun gibi noktalar, myTuur’un Kos şehrinde turlara dizdiği duraklar. Uygulamada her hikâye durduğun yerde başlıyor: bir noktaya yaklaş, hikâyesi çalsın, ekrandan oku ya da yolda dinle, sonra rotanın bir sonraki durağına geç.

myTuur nedir?

myTuur, şehirleri seninle birlikte gezen ücretsiz bir rehber uygulaması. Turlar noktalardan oluşuyor ve her noktada, oraya vardığında başlayan bir hikâye var: ister oku, ister dinle.