Kalaja e Durrësit
Kalaja e Durrësit, Arnavutluk’un Durrës kentindeki eski şehir surlarını oluşturan bir kale yapısıdır. İlk surlar, 5. yüzyılın sonlarında Bizans İmparatoru I. Anastasius döneminde inşa edildi. Anastasius’un yönetimi, Durrës’i Adriyatik kıyısının en güçlü tahkim edilmiş kentlerinden biri haline getirdi. Kent, o dönemde Dyrrhachium adıyla biliniyordu. 1273 yılındaki büyük deprem, surlarda kapsamlı onarımlar yapılmasını gerektirdi. Anna Komnene, 11. yüzyılda surların dört atlının yan yana ilerleyebileceği kadar kalın olduğunu aktardı.
Venedikliler, 1392’de kenti aldıktan sonra savunmaya birkaç gözetleme kulesi ekledi. Osmanlı yönetimi, 1501 sonrasında duvarları güçlendirdi ve alanı daha küçük bir çevreye indirdi. İlk sur çevresi yaklaşık 3,5 kilometre uzunluğa, 18 metre yüksekliğe ve 3,5 metre genişliğe ulaşıyordu. Savunma sistemi, birbirinden yaklaşık 60 ile 65 metre uzaklıkta duran beşgen kulelerle destekleniyordu. Korunan bölüm, eski surların yaklaşık üçte birini, üç girişi ve bazı savunma kulelerini içerir.
Venedik Kulesi, 15. yüzyılda daha eski bir Bizans kulesinin üzerine kurulan yuvarlak bir kuledir. Kulenin çapı 16 metre, yüksekliği ise 9 metre olarak ölçülür. Tuğla kemerli giriş, beş mazgal ve içeride üç oda bulunur. Dar ve dik merdivenler, kubbeli tuğla iç mekâna ulaşır. Surların çevresinde önceki yapıdan kalan bloklar ve eski mimari kabartma parçaları da görülür. Kalaja e Durrësit, Bizans, Venedik ve Osmanlı dönemlerinin savunma izlerini aynı tarihî yapıda birleştirir.
- Şehir
- Bashkia Durrës
- İçerik güncellendi
Bu sayfayı telefonuna taşı
myTuur uygulaması ücretsiz ve bir noktanın önünde durduğunda hikâyesi kendiliğinden başlıyor.
Bunun gibi noktalar, myTuur’un Bashkia Durrës şehrinde turlara dizdiği duraklar. Uygulamada her hikâye durduğun yerde başlıyor: bir noktaya yaklaş, hikâyesi çalsın, ekrandan oku ya da yolda dinle, sonra rotanın bir sonraki durağına geç.
myTuur nedir?
myTuur, şehirleri seninle birlikte gezen ücretsiz bir rehber uygulaması. Turlar noktalardan oluşuyor ve her noktada, oraya vardığında başlayan bir hikâye var: ister oku, ister dinle.





