Rathaus
Rathaus, Augsburg’un idari merkezidir ve Elias Holl tarafından 1615 ile 1624 arasında tasarlanıp inşa edilmiştir. Yapı, Alpler’in kuzeyindeki önemli dünyevi Rönesans eserleri arasında yer alır.
Rathaus, tamamlandığında altıdan fazla kata sahip dünyanın ilk binasıydı. Ön cephede Reichsadler ile bakır Zirbelnuss, Augsburg’un tarihini ve şehir simgesini yansıtır.
İçerideki üç ana bölüm arasında mermer sütunlu Unterer Fletz ve toplantıların yapıldığı Oberer Fletz bulunur. Goldener Saal, yapının en tanınmış mekânıdır.
Altın Salon, beş yüz metrekareden geniş alanı ve on dört metrelik tavanıyla dikkat çeker. Salonun duvar resimleri, büyük portalları ve kasetli tavanı vardır.
Yanındaki Fürstenzimmer odalarında ahşap paneller, parke zeminler, oymalı mobilyalar ve kasetli tavanlar görülür. Goldener Saal, 1643 yılında tamamlanmıştır.
Rathaus, İkinci Dünya Savaşı’ndaki ağır hasarın ardından dış görünüşü tarihî biçimine uygun şekilde yeniden inşa edilmiştir. İç mekânlar da sonraki restorasyonlarla yeniden düzenlenmiştir.
Bina, Augsburg tarihine ve kardeş şehirlere ilişkin kalıcı sergilere ev sahipliği yapar. Unterer Fletz, tarihî ve siyasi konulardaki geçici sergiler için kullanılır.
Goldener Saal, resepsiyonlara, konserlere ve törenlere ayrılmıştır. Rathaus ayrıca bodrum katındaki Ratskeller restoranıyla bilinir.
Erişilebilir yapı, Augsburg’un şehir yönetimi ve kültür tarihiyle bağlantısını aynı yerde gösterir. Goldener Saal, altın süslemeleri ve duvar resimleriyle yapının görsel merkezini oluşturur.
- Şehir
- Augsburg
- İçerik güncellendi
Bu sayfayı telefonuna taşı
myTuur uygulaması ücretsiz ve bir noktanın önünde durduğunda hikâyesi kendiliğinden başlıyor.
Bunun gibi noktalar, myTuur’un Augsburg şehrinde turlara dizdiği duraklar. Uygulamada her hikâye durduğun yerde başlıyor: bir noktaya yaklaş, hikâyesi çalsın, ekrandan oku ya da yolda dinle, sonra rotanın bir sonraki durağına geç.
myTuur nedir?
myTuur, şehirleri seninle birlikte gezen ücretsiz bir rehber uygulaması. Turlar noktalardan oluşuyor ve her noktada, oraya vardığında başlayan bir hikâye var: ister oku, ister dinle.





