İçeriğe atla

Ehemaliges Kloster St. Mang

Ehemaliges Kloster St. Mang, Bavyera’daki Füssen kentinde bulunan eski bir Benedikten manastırıdır. Kuruluşu, dokuzuncu yüzyılın ilk yarısında Augsburg prens-piskoposlarına dayanır.

Magnus von Füssen ile Theodor, Aziz Gall Manastırı’ndan gelerek burada küçük bir hücre ve ibadethane kurmuştur. Aziz Mang’ın kültü, manastırın ruhani temelini oluşturur. Lech’in Alplerden çıktığı Füssen geçidindeki konum, yapıya Orta Çağ’da stratejik önem kazandırmıştır. Bu rota, Augsburg’u Alpler üzerinden Kuzey İtalya’ya bağlardı.

Manastır, Orta Çağ boyunca Benedikten kuralına bağlı yaşamını çeşitli reformlarla sürdürmüştür. 1696 ile 1726 arasında başrahip Gerhard Oberleitner döneminde büyük bir Barok kompleks inşa edilmiştir. Johann Jakob Herkomer, düzensiz ortaçağ yapılarını simetrik bir Barok düzene dönüştürmüştür. Barok kilise, Aziz Magnus freskleri ve Venedik esintili tasarımıyla öne çıkar. Anton Sturm, Franz Georg Hermann, Jakob Hiebeler ve Paul Zeiller iç süslemelere katkı vermiştir.

Manastır, laikleştirme sürecinde on dokuzuncu yüzyılın başında feshedilmiştir. Güney kanat, bugün Füssen Şehir Müzesi’ne ev sahipliği yapar. Müze, manastırın ve kentin tarihini, ayrıca lavta ile keman yapım geleneğini anlatır. Barok temsil salonları da müze kapsamındaki görülebilen bölümler arasındadır. Kuzey kanat ise belediye binası olarak kullanılır. Bu tarihî alan, tekerlekli sandalye kullanıcıları için erişilebilir olarak kaydedilmiştir.

Şehir
Füssen
İçerik güncellendi

Bu sayfayı telefonuna taşı

myTuur uygulaması ücretsiz ve bir noktanın önünde durduğunda hikâyesi kendiliğinden başlıyor.

  • App Store'dan İndirin
  • İndirin Google Play

Bunun gibi noktalar, myTuur’un Füssen şehrinde turlara dizdiği duraklar. Uygulamada her hikâye durduğun yerde başlıyor: bir noktaya yaklaş, hikâyesi çalsın, ekrandan oku ya da yolda dinle, sonra rotanın bir sonraki durağına geç.

myTuur nedir?

myTuur, şehirleri seninle birlikte gezen ücretsiz bir rehber uygulaması. Turlar noktalardan oluşuyor ve her noktada, oraya vardığında başlayan bir hikâye var: ister oku, ister dinle.