Arco dei Gavi
Arco dei Gavi, Verona’da Castelvecchio’nun yanında yükselen, Roma döneminden kalma anıtsal bir kemerdir. İlk yüzyılın ilk yarısında, Verona kökenli Gavi ailesinin özel desteğiyle inşa edilmiştir. Başlangıçta Via Postumia’nın, Roma kent surlarının hemen dışındaki girişinde duruyordu. Yerel kireçtaşı ve Valpolicella’dan getirilen beyaz taş, yapının malzemesini oluşturur. Dört cephesi, Korint üslubundaki yarım sütunları ve kasetli tonozlarıyla ziyaretçiye Roma mimarisinin ayrıntılarını gösterir. Niş kaidelerinde Gavi ailesinden Caius Gavio Strabo, Marco Gavio Macrone ve Gavia’nın adları okunur. İç bölümde mimar Lucius Vitruvius Cerdo’nun adını taşıyan iki yazıt bulunur.
On ikinci yüzyılda kent savunmasına katılan kemer, Porta di San Zeno adıyla şehir kapısına dönüştü. On dördüncü yüzyılda Scaligeri döneminde Castelvecchio savunmasına eklendi, yanına saat kulesi ve içine nöbet noktası yerleştirildi. 1805’te Fransız askerî mühendisleri yapıyı taş taş söktü, parçaların çoğu Arena’nın kemerleri altında korundu. Giuseppe Barbieri’nin on dokuzuncu yüzyılda hazırladığı ahşap model, sonraki yeniden kurma çalışmalarına dayanak sağladı. 1932’de kemer, özgün taşların mümkün olduğunca kullanılmasıyla bugünkü yerine yeniden kuruldu. Rönesans sanatçıları Andrea Palladio ve Sebastiano Serlio, oranlarını ve bezemelerini inceleyerek Verona’daki kilise portallarını, sunakları ve şapelleri etkiledi. Yakındaki kazılarda bulunan mozaik tabanlı Roma evinin kalıntıları ise bugün Castelvecchio Müzesi’nde görülebilir.
- Şehir
- Verona
- İçerik güncellendi
Bu sayfayı telefonuna taşı
myTuur uygulaması ücretsiz ve bir noktanın önünde durduğunda hikâyesi kendiliğinden başlıyor.
Bunun gibi noktalar, myTuur’un Verona şehrinde turlara dizdiği duraklar. Uygulamada her hikâye durduğun yerde başlıyor: bir noktaya yaklaş, hikâyesi çalsın, ekrandan oku ya da yolda dinle, sonra rotanın bir sonraki durağına geç.
myTuur nedir?
myTuur, şehirleri seninle birlikte gezen ücretsiz bir rehber uygulaması. Turlar noktalardan oluşuyor ve her noktada, oraya vardığında başlayan bir hikâye var: ister oku, ister dinle.



