İçeriğe atla

Wollheim-Memorial

Wollheim-Memorial, Frankfurt am Main'da Holokost tarihi ve mimariyi bir araya getiren bir anma alanıdır. Bu anma alanı, adını zorla çalıştırılmış Norbert Wollheim'dan alır. Heiner Blum'un tasarladığı küçük pavyon, Grüneburgplatz'ta, bugün Norbert-Wollheim-Platz adıyla bilinen alanda durur. Pavyonun girişinde Norbert Wollheim'ın mahkûm numarası görünür.

Parktaki fotoğraf panoları, Holokost öncesinde Yahudi insanların gündelik yaşamlarından portreler gösterir. Bu portreler, yok edilen yaşam dünyalarına tanıklık eder. İnteraktif ekranlar, Nazi zorla çalıştırmasını, IG Farben davalarını ve Auschwitz-Birkenau tarihini belgeler. Bu ekranlar ziyaretçilere tazminat sürecini ayrıntılarıyla açıklar. Video röportajları, hayatta kalanların çocukluk, deportasyon, hapis ve savaş sonrası yaşam deneyimlerini aktarır. Wollheim'ın Washington'da kaydedilmiş röportajı da bu anlatılar arasında yer alır. Anıt, Goethe Üniversitesi'nin beşeri ve kültürel bilimler birimleriyle aynı IG Farben yapısında bulunur. Bu yapı, kamp tarihini bugünkü üniversite mekânıyla yan yana getirir. Fotoğraflar, park içinden pavyona uzanan ve geçmişteki gündelik yaşama odaklanan görsel bir hat oluşturur. İçerideki duvar yazısı, kurtuluş ile özgürleşme arasındaki farkı vurgular. Bu içerikler, kurbanların tarihini kişisel tanıklıklar ve belgeler üzerinden görünür kılar. Memorial, anmayı eğitimle birleştirerek Frankfurt'un tarih katmanlarını belirginleştirir.

Şehir
Frankfurt
İçerik güncellendi

Bu sayfayı telefonuna taşı

myTuur uygulaması ücretsiz ve bir noktanın önünde durduğunda hikâyesi kendiliğinden başlıyor.

  • App Store'dan İndirin
  • İndirin Google Play

Bunun gibi noktalar, myTuur’un Frankfurt şehrinde turlara dizdiği duraklar. Uygulamada her hikâye durduğun yerde başlıyor: bir noktaya yaklaş, hikâyesi çalsın, ekrandan oku ya da yolda dinle, sonra rotanın bir sonraki durağına geç.

myTuur nedir?

myTuur, şehirleri seninle birlikte gezen ücretsiz bir rehber uygulaması. Turlar noktalardan oluşuyor ve her noktada, oraya vardığında başlayan bir hikâye var: ister oku, ister dinle.