İçeriğe atla

Liebfrauenkirche

Liebfrauenkirche, Frankfurt’ın merkezinde yer alan Gotik üsluplu bir Katolik kilisesidir. Yapı, on dördüncü ve on altıncı yüzyıllar arasında birkaç aşamada inşa edilmiştir. Kilise, manastır kilisesi olarak işlev görür ve yoğun alışveriş bölgesinin yanında sakin bir mekân oluşturur.

Yapının tarihi 1325’te aile şapeli olarak başlamış, 1344’te üç nefli Gotik salon kilisesine dönüşmüştür. 1415’te güney cephesi, Madern Gerthener atölyesine bağlanan kralların tapınmasını gösteren bir timpanon kazanmıştır. 1453’te komşu tahkimat kulesi çan kulesine dönüştürülmüş, 1506 ile 1509 arasında genişletme yapılmıştır. Frankfurt’ta Reformasyon 1533’te başlasa da kilise Katolik kalmış ve Mainz piskoposluğuna bağlılığını sürdürmüştür. 1763 ile 1771 arasında iç mekân Barok tarzında yenilenmiş, beş sunak ile yeni bir koro bölümü eklenmiştir. 1944’teki savaş yıkımı kiliseyi tamamen yok etmiş, yalnızca yüksek sunağın parçaları ile Meryem heykeli kalmıştır. 1950’lerdeki restorasyon, Gotik tonozların ahşap tavanlarla değiştiği daha sade bir biçim ortaya çıkarmıştır. 2008’de tamamlanan Karl Göckel orgu, 57 kayıt ve 3.370 boruyla kilisenin müzik geleneğini taşır. Bu org, Alman romantik ve Fransız senfonik üsluplarını destekler, ayrıca sunak yakınındaki ikinci klavyeyle çalınabilir. Peter Reulein, 2000’den beri kilise müzisyeni olarak toplulukları ve koroları yönetir. Liebfrauenkirche, tekerlekli sandalye erişimine uygun bir mimari mekân olarak da kaydedilmiştir.

Şehir
Frankfurt
İçerik güncellendi

Bu sayfayı telefonuna taşı

myTuur uygulaması ücretsiz ve bir noktanın önünde durduğunda hikâyesi kendiliğinden başlıyor.

  • App Store'dan İndirin
  • İndirin Google Play

Bunun gibi noktalar, myTuur’un Frankfurt şehrinde turlara dizdiği duraklar. Uygulamada her hikâye durduğun yerde başlıyor: bir noktaya yaklaş, hikâyesi çalsın, ekrandan oku ya da yolda dinle, sonra rotanın bir sonraki durağına geç.

myTuur nedir?

myTuur, şehirleri seninle birlikte gezen ücretsiz bir rehber uygulaması. Turlar noktalardan oluşuyor ve her noktada, oraya vardığında başlayan bir hikâye var: ister oku, ister dinle.